reklam

ÜSTÜ ZEKALI ÇOCUKLARDA OKUL SEÇİMİ-1

Özel G. Çocuklar 10 Aralık 2015 - 17:29 122 KEZ OKUNDU 0 YORUM YAPILDI

Poyraz Doruk 2,5 yaşına geldiğinde artık okula başlaması gerektiğine karar verdik. Pedagogumuzun bize söylediği ,kurallara uymayı öğrenmesi gerektiğiydi.Onun için çok şatafatlı okullara bakmadık.Bizim için en önemlisi onun mutlu olması ve sosyalleşmesiydi.Evimize en yakın okul ile görüştük ve deneme sürecimiz başladı.

Okul müdürüyle ön görüşmemizde içinde olduğumuz durumu ayrıtılarıyla anlattık ve onlardan da konu ile ilgili özen göstermelerini istedik. 2012’li grupla başlamış olduk böylece.Fakat benimde eşimin de içine sinmeyen bir şeyler vardı ve biz henüz ne olduğunu bulamamıştık.

Her okul günü bizim için bir kabustu.Tamam alışma süreciydi vs. ama yolunda olmayan başka bir şeyler vardı.Hissediyordum ama adını koyamıyordum. Sınıf öğrencilerini incelemeye başladım okulda beklerken.Yaş olarak aynı olsalar da ne fiziksel gelişim olarak nede duygusal gelişim olarak Poyraz’ın gereksinimlerini karşılayamıyorlardı.Bizim oğlan çan çan konuşuyor ,sürekli anlatıyor ama karşısındaki çocuk yeterli karşılığı vermeyince deliriyordu.’Sen beni dinlemiyor musun?Niye cevap vermiyorsun?’ diye bir çocuğa bağırdığını gördüğüm gün tamam dedim, olmadı hata ettik.Belki de üst yaş grubuyla gitmeliydi çünkü sonuçta diğer grup hem fiziksel olarak daha gelişkin hem de konuşma olarak daha ilerideydi.

Üstün potansiyelli çocukların en belirgin özelliklerinden birisi de erken gelişen duygusal zeka maalesef.Maalesef diyorum çünkü çok duygusal oluyorlar,çok çabuk kırılıyorlar,liderlik özellikleri çok öne çıkıyor  ve hiçbir şekilde oyalanıp kandırılmıyorlar.

Okul müdürüyle konuşup üst sınıfla birlikte deneme dersleri yapmasını istedik.Gün içinde o gurubun derslerine gidiyor falan alışmaya çalışıyor.Bu arada ben aşağıda bekliyorum ama artık ‘hadi git’ dediklerini hissediyorum.Bakışlar değişiyor, ‘off puff’ sesleri geliyor  ama gidemiyorum çünkü oğlum sürekli ağlaya ağlaya aşağı iniyor.Dedim o zaman ben bahçede bekleyeyim zaten şimdilik yarım gün gidiyor.Hava soğuk,yağmur falan ama azimliyim kapıda bekliyorum. J Her sabah kriz yaşıyoruz evde,daha okul lafı çıkmadan ağlamaya başlıyor.İçim kıyılıyor ama herkes’pes etme!’ dediği için sesimi çıkaramıyorum. Bir sabah kalktı ‘Anne ben okula gitmek istemiyorum,sevmiyorum.Lütfen İlknur teyzemle (pedagog)  konuşalım ve ben gitmeyeyim.’dedi.Ağzım açık şekilde kaldım tabi karşısında.Ne oldu diye soruyorum ,cevap yok;neden diyorum, cevap yok.’Tamam gitme oğlum’dedim.Çocuk eziyet çekiyor,çok belli;dayanamadım bende daha fazla.

Bu arada Poyraz’da duygu değişimleri oluyor.Bana aşırı düşkünlük,hiç aramıza girmeyen çocuğun aramızda yatması,anneannesine taparken artık onunla kalmak istememesi,sürekli beni istemesi gibi gibi…Bebek gibi yapışık yaşıyoruz.O öz güveni tavan yapan çocuk gitti yerine uykuya bile kucakta dalan bir çocuk geldi.Hadi bakalım yine görüşmeye pedagoga…L

İlknur hanım; sağ olsun vallahi hakkını ödeyemem;sorular soruyor,resimler çiziliyor,hikayeler,masallar..yok yok yok..ağzından laf alamıyoruz okulda ne olduğuyla ilgili.’Tamam gitme Poyraz’dedi ve bizim okul süreci bitti.

Acaba okul da ne oldu? Yazının devamında…

Ayça Birsen

Blogsuz Anne


ETİKETLER:
Sosyalanneler
sosyalanneler@gmail.com

BU KONULAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLARDA OKUL SEÇİMİ-2

Hemen pedagogumuza bir e-mail ile durumu anlattım ve o da hemen gelmemizi istedi. -Okul konusu bir sonra...

BU MAKALEYE YORUM YAP

BU YAZIYA YORUM YAP